Salesforce Einstein Analytics


Get your data in!

It all starts with the data anyway, so you need to bring it in. How? Salesforce made it handy.

Once you login to your Einstein Analytics enabled org, click on the App Launcher and select Analytics Studio. Search for the ‘Create’ button and select ‘Dataset’. Here you have two options ‘CSV File’ or ‘Salesforce’. Here is a sample dataset. If you want to use the Salesforce native or custom objects in your org, then you need to select ‘Salesforce’. At this step basically you are transforming the existing data (from .csv files or salesforce objects) into an Einstein Analytics dataset.

Data Source Selection

CSV File:
I will write about this later.

Salesforce:
If you choose Salesforce, you need to give a ‘Dataset Name’ and either create a new dataflow or choose an existing one. If this is your first trial, just name the dataset and select ‘add to new dataflow’ remind that you also need a name for the dataflow as well. I always use the same name for all, Dataset, Dataflow, Dashboard, Application, Lens but this is something you need to figure out yourself.

Now you see the list of existing Salesforce objects. What you need to do is select an object, select the fields of the object that you want to include in the dataset, then the same for the next object which is related and its fields. If you made sure that you included all the objects and fields then you are ready to move forward with dataset creation.

Before you create the dataset, you will see the dataflow manager. Here you’ll see automatically generated nodes and the relations between these nodes. These nodes are actually shows the dataflow transformations. I will explain them in the next posts in detail but go train yourself a little in advance. Transformations for Analytics Dataflows.

Do you want to learn more about Einstein Analytics, first you need a Free Einstein Analytics enabled Developer org. You can get one from here.

Kripto Para – Bitcoin, Ethereum, Litecoin ve diğerleri

Son iki senedir, üzerinde sıkça konuşulan yatırım araçlarından biri Bitcoin, eminim sizde haber sitelerinde, arkadaş ortamlarında ya da finans bültenlerinde bu terimi çokça duymuşsunuzdur. Kripto paralar arasında en ünlü para birimi olan Bitcoin, Wikipedia’da “Bitcoin (sembolü: ฿, kısaltma: BTC) herhangi bir merkez bankası, resmi kuruluş, vs. ile ilişiği olmayan elektronik bir para birimidir.” olarak tanımlanıyor. Kripto paraları içeren bu ağ, 2009 yılında Satoshi Nakamoto (kim olduğu bilinmeyen gizemli kişilik) tarafından ortaya atılan konsept ile kurulmuştur, asıl amacı para transferlerinde ödenen yüksek miktarlardaki komisyonlardan kurtulmaktır. Maksimum Bitcoin sayısı 21 milyonla sınırlıdır.

1 Bitcoin’in 2012 yılındaki fiyatı 10-50 dolar arasındayken, 29 Kasım 2017 tarihinde bu para birimi 11000 dolar civarında işlem görmüştür.

Avrupa’da yaşıyorum nereden güvenli bir şekilde Bitcoin, Ethereum ya da Litecoin satın alabilirim? Cevap basit bitcoin.de. Hesabınızı açın, güle güle kullanın!

ya da Coinbase üzerinden hesap açıp, bu dijital para birimlerine yatırım yapabilirsiniz. Coinbase daha yaygın kullanılan bir site ancak komisyon alıyorlar.

Güncelleme:
Bitcoin ya da herhangi bir kripto para birimi saklama yollarından biride kağıt cüzdan kullanmaktır. Peki nedir bu kağıt cüzdan, 10 kısa adımda anlatalım?

Kripto Para Birimleri için Kağıt Cüzdan Nasıl Oluşturulur?

1. Bitcoin için BitAddress.org üzerinden bitcoin adresinizi oluşturun (Litecoin için liteaddress.org).
2. Bitaddress.org sizden rastgele bir rakam oluşturmanızı isteyecek, bunu klavyeniz tuşlarına dokunarak ya da farenizi rastgele sağa sola aşağı yukarı oynatarak oluşturabilirsiniz.
3. Size bir public ve private anahtarlar ve bunlara ait QR kodlar (bir tarz barkod) sunulacaktır. Yalnız dikkat edin, bu QR kodları tarayıcınız ile okutmayın.
4. ‘Paper wallet’ sekmesine tıklayın.
5. Üretmek isteğiniz adreslerin sayısını girin.
6. Eğer bitcoin resimlerini istemesseniz ‘Hide art?’ tuşuna tıklayabilirsiniz.
7. Yeni cüzdanlar üretmek için ‘Generate’ tuşuna tıklayın.
8. Cüzdanlar üretildikten sonra ‘Print’ tuşuna tıklayarak, cüzdanları yazınızdan kağıt üzerine bastırın.
9. İsterseniz PDF dokümanı şeklinde de güvenli bir ortama kaydedebilirsiniz.
10. Public adresleri not alın ya da bitcoin (litecoin) uygulamalarınızı kullanarak QR kodları okutun.

Daha fazla bilgi için Coindesk‘i ziyaret edebilirsiniz.

IPHONE X incelemesi: Geleceğe Hoşgeldiniz!





Aylar sonrası uydurma haberler, fotoğraflar, dedikodular, spekülasyonlar. Üretimde yaşanabilecek gecikmeler üzerine yazılan onca yalan haberden sonra nihayet iPhone X (yalnız iks demiyoruz ‘on’ diyoruz) karşımızda. Apple’ın dediğine göre bu tam olarak 10 sene önce çıkan ve devrim açan orijinal iPhone’unun baştan sona her detayıyla yeniden hayal edilmesi, başka bir değişle orijinal iPhone kıyasla temelli bir değişim. En basitinden bundan böyle ‘home button’ Türkçe adıyla ana erkan düğmesi ve parmak izi okuyucusu tarih oldu. Artık onların yerine yepyeni bir yüz tanıma teknolojisi olan FaceID geçti. Aslında en köklü değişiklikler bunlar! Şimdi yüzünü iPhone X’a gösterin ve kilit açılsın. 🙂



Her sene her yeni iPhone bir çok yeniklikle karşımıza çıkmışlardı ve her seferinde bu yenilikler tutmuştu. Bu sefer Apple karşımıza iPhone X ile çıkarken, yenilikler konusunda da çıtayı bir hayli yukarı taşımış gibi görünüyor. Hiç şüphesiz fiyatların 6099 TL ile 6899 TL arasında değişmesi bundan kaynaklanıyor. iPhone X gelecek 10 yılın başlangıç noktası, yepyeni bir jenerasyonun başlangıcı olarak görünüyor.

iPhone ilk bakışta sanki gerçek değilmiş gibi görünüyor. Göz kamaştırıcı bir parlaklık, kusursuz bir dizayn, kompakt form! Bu ileri teknoloji mühendislik harikasının arkasında sadece ‘iPhone’ yazıyor. O garip logolar ve gereksiz yazılar artık yazılım içerisine gömülü! Aa! Elbette bir de olmazsa olmaz ‘Apple’ logosu var. Önceki modellere göre sanki ekran tamamen telefonun yüzeyinde, bu ekrana bakmak gerçekten de muhteşem bir deneyim.






Bazılarınız biraz abarttığımı düşünüyor olabilir. Ayaklarımızı yere basalım, bu da diğerleri gibi sadece bir telefon ama söylemeden de duramıyorum gerçek, eşsiz bir deneyim. Gerçekten de bakınca etkilenmemek mümkün değil, tek kelimeyle özetlemek gerekirse ‘muhteşem’ ama diğer bir yandan da kusursuz değil. Mesela, telefonu her elinize aldığınızda, ekran ve cam yüzeylerin birbirine dokunduğu yerdeki sivri yükseltiyi hissedeceksiniz. Krom kenarlar diğer Apple ürünlerinden de bildiğiniz gibi çizilmeye oldukça müsayit. Arka kamera çıkıntısıda oldukça yüksek, şimdiden aklınızda olsun bu telefon sipariş verirken, uygun bir kılıfıda sepete atmayı unutmayın!

iPhone 7 (plus) ve 8 (plus) da da olduğu gibi yine kulaklık girişi mevcut değil ama bu sayede de kenarsız bir ekrana sahip iPhone X. Tıpkı tüm diğer iPhone modellerinde olduğu gibi iPhone X’un etrafında da üç düğme ve bir şalter mevcut. Bunlar sol taraftaki ses artırma/azaltma, sessize alma şalteri ve sağ taraftaki açma kapama düğmesi. Açma kapama düğmesi diğer modellerdekilere kıyasla daha büyük ve geniş. Ana ekran düğmesinin kaybolmasıyla birlikte tüm bu düğmeler yeni özellikler de kazanmış, örneğin açma kapama düşmesine uzun basarsanız ‘Siri’ ile muhattap oluyorsunuz. Ses artırma düğmesi ile açma kapama düğmesine aynı anda basarsanız ekran resmi alıyorsunuz. Telefonu kapatmak isterseniz de ses artırma/azaltma düğmelerinden biri ile aynı anda açma kapama düğmesine basmanız, daha sonrada ekranda çıkan ‘telefonu kapat’ yazısını kaydırmanız gerekiyor.