
Bu workshopda fast forward diye bi olay var. Komik aslında insanlara sadece 30 saniye veriyorlar, yaptıkları işleri ya da şu an üzerinde çalıştıkları konuları anlatmaları için. Konuşmacı 30 saniyeyi geçirirse bibibiip diye bir ses çıkıyor, gıcık verici bişi. Konuşmacıların çoğu 1-2 slayt gösterimi yapıyor.
İlginçlikler olmadı mı? Bi arkadaşımız yaklaşık 15 slayt falan göstermeye çalıştı. Başka bir amca, bi yırtılmış ve buruşmuş kağıt üzerine basılı bir eposta gösterdi, peşinden bir karikatür. Okumaya vakit bulamadım, ama kızmış yaptığım saygı değer araştırmayı nasıl 30 saniyede anlatayım diyordu. Haksız da değil. Herneyse benimde aklıma garip garip fikirler geldi.
Bende 30 saniyeye dahil olmak için sıraya girsem mi diye düşündüm. Şöyle bir merhaba der dönerdim? ya da dedim sıraya gireyim, sıra bana gelince herkesin önünden yürür, yoluma devam ederim? :D Komik olmaz mıydı? Herhalde sıkılmışım biraz. Ama an idea işte.
Akşama kadar risörç risörç, sunum sunum, akşamları pek bu konuları konuşasım gelmiyor ama bi araya gelmişken insanlarla bu fırsatıda kaçırmak istemiyorum.
Koltuklar gerçekten rahat neredeyse uyuyacağım. Ee hep ben konuştum, sizden naber?
Heidelberg varış sabah saat 8:44. Kayıtlar 9:00 ile 10:00 arasında. En önce kayıt yaptıranlardan biriydim. Kayıt yapan bayanlardan iki tanesi adımı söylemekte zorlandılar. Kayıt gerçekleşti, bavullar bırakıldı. Çay aldım kendime içiyorum. Elimde konferans programı bir yandan da onu gözden geçiyorum. Makale sayısı 10-15 olsun, 90 tanede poster var diyelim, ya da şöyle yapalım bu yazıyı şimdilik burda bırakıyorum.
Bugünde üçüncü gün, artık workshop bitti sayılır, biraz başım ağrıyor, yoruldum hatta. Novalgin aldım, bu ilacıda içme falan derler ama bana iyi geliyor diye geleneği devam ettiriyorum.