bilgi akışı Amerika’ya doğru.

Amaç önce bireyleri sonra toplumları yönetmek. İnsanları kendi düşüncelerine inandırmak ve bu uğurda çalışmalarını sağlamak, bu iş kolay değil. Hele hele gerçekten yapılmak istenen iş üzeri kapalı dikdatörlük ise, ne demek üzeri kapalı? Şu demek yoğun bir istihbarat ağına sahip olup, olabilecekleri önceden kestirmek, buna göre hareket etmek. Bugün görüyoruz ki toplumu uyutmak en iyi yönetim şekli, işleri kontrol altında en iyi bu şekilde tutabiliyor yönetimler.




Yıllardan beridir sürüp giden aynı hikaye bugün daha görünmez bir şekilde karşımızda.. Tarihte bir sürü örneği var, açıp okuyun, neden çökmüş, devletin, halkın her yerinde adamları olan hükümetler, devletler..

Bugün yapılan ne telefonlarımız dinleniyor mu? dinleniyor! Kim dinliyor operatörler nasıl dinliyorlar otomatik filtreleme sistemleri ile ağzınızdan çıkan söze dikkat.. Turkcell, Türk Telekom filtreliyor, beğenmesse, büyüteç altına alıyor.

Postalar zaten kontrol edilirdi, şimdi ePostalarda kontrol ediliyor, onlarda filtreleniyor, ne de olsa internet bağlantımız TTNet üzerinde, elbette bu dünya üzerinde çok yaygın kullanılıyor. Herkesin kendine ait bir IP internet protokol numarası var, inceleniyorsunuz.

Daha bu başlangıç, bir sürü üyesi olduğunuz site, servis var, ziyaret ediyor surf yapıyorsunuz! Kayıtlar önce internet çıkışınızı sağlayan servis sağlayıcılarında daha sonra bağlandığınız sunucularda saklanıyor. Google örneğin Analytics adı altında verdiği servisler sayesinde hangi sitelere girdiğinizi, ne süre kaldığınızı, sahip olduğunuz bilgisayarın temel özelliklerini öğrenebiliyor, bunu ücretsiz olarak web sitesinin sahibine gösterirken, aynı zamanda kendi veritabanlarında madencilik için saklıyor.

Aklımda Ne Var? insanlar artık kullandıkları sosyal paylaşım sitelerinde bunları kolayca yazıyor. Status ve Tweet? evet örneğin Facebook ve Twitter, aklınızda o an ne varsa soruyor ve verdiğiniz bu bilgiyi saklıyor.




Web konferans, konu içerikleri saklanıyor. MSN, Skype gibi sohbet ve video konferans araçları size bu hizmetleri verirken, hem yazı, hem ses, hem de video tüm veriyi sizinle paylaşıyor. Videolarınız, resimleriniz ve yazdıklarınız yine otomatik sistemler atarafından incelenip, kayıt altına alınıyor.

Benzer sistemler simdilerde, video, müzik paylaşım sitelerinde de mevcut.

Fotoğraflarınız, Picasa, Flickr, Tweetpic, Facebook gibi yine sosyal paylaşım sitelerinde ücretsiz olarak saklanıyor ancak hep işleme tabi tutuluyor, inceleniyor, fotoğraflar taratılıyor, resimlerdeki yüzler veritabanlarına alınıyor.




Kaç arkadaşım var? Arkadaşlık bağları sosyal sitelerde kolayca takip edilebiliniyor, resimlerden, mesaj yazma yoğunluklarından, yorum sayılarından kolayca arkadaşlar arası samimiyet matematiksel olarak ölçülebiliniyor. Elbette sisteme üye olduğunuz andan itibaren tüm bu bilgileri paylaşmayı kabul etmiş oluyorsunuz.

Ne tip müzik seviyorum? Hangi şarkıyı ne zaman kaç kere dinledim? Spotify, Lastfm, Grooveshark gibi servisler bunların kayıtlarını tutuyor ve sizin müzik analizinizi yapıyor. iTunes kullanıyorsunuz Genius’ı aktiv hale getirdiğiniz anda tüm müzik kütüphane bilginiz, internet üzerinden başka bilgisayarlara da akıyor.

Neredesiniz? Gowalla, 4square ve GPS entegre cep telefonunuz ile bu soruların cevabı çok basit, siteye girip bakabilirsiniz. iGoogle kullanıcısı iseniz eposta adresiniz ve Google servislerinde tüm yaptığınız işler eşleştirilip, filtrelenip yine kayıt altına alınıyor.




Ne sıklıkla, nerelere, ne amaçla seyahat ediyorsunuz? Bunları bilenlerde var Booking.com, HRS.com gibi otel rezervasyon siteleri, Dopplr, Tripit gibi sosyal atlaslar.

İnternet’te kullanıma açık fotoğraflarınız arkaplanları ile beraber yine inceleme altındalar. Resmimi bulan robot arka planda Eiffel kulesini tanıyarak benim o fotoğrafı Paris’de çektirdiğim kanısına varabiliyor.

Ben kimim, yaşım, fotoğrafım, ilgi alanlarım, lokasyonum, bilgim, merak ettiklerim, politik bakış açım, kısacası internette gezindiğim sürece, dijital profilim oluşturuluyor ve gün geçtikçe zenginleşiyor.

Bunun sadece benim için değil tüm insanlar için yapıldığıda aşikar, bu durumda yoğun bir bilgi akışı bizden çoğunluğunu Amerika tabanlı firmaların oluşturuyor. Hepsinin kullanım sözleşmelerinde, kullanıcı bilgilerini hükümetleri ile paylaşacaklarına dair hükümleri yer alıyor.




Bugün en çok bilgi Birleşik Devletlere akıyor, bu beni bazen korkutuyor. Bunu biz neden yapamıyoruz? Daha yazacak o kadar çok şey var ki, zaman içinde ekleyeceğim..

Join the Conversation

1 Comment

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.