sizce de zamanı gelmedi mi?

Herşey apaçık ortada, kendi çevremde görüyorum, tüm sene boyunca herkes kendi problemleriyle uğraşıyor, problemleri dertleri kendininkilere en çok benzeyen kişilerle daha çok vakit geçiyor, haliyle daha samimi oluyor. Beraber, benzer problemleri çözümlemeye çalışsalar bile olayların içerisindeki insanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Elbette aynı şeyler benim içinde geçerli olabilir, normal olarak nitelendirilen, büyük bir şehirdeki yaşam tarzı bu şekildedir.

Nitekim bu yazıyı yazarken aklımdan geçenler ülkemize odaklı. Güzel Türkiyemiz malesef hergün başka bir çalkantı içerisine giriyor, hergün başka bir olayla sarsılıyor ve son günlerde bu olaylar eskiye oranla daha gözler önünde daha sık şekilde tekrarlıyor.

Bizler birşeyler yapacağız. Belki yapmaya çalışanlarımızda var, sosyal ağlardan paylaşımlarla, paylaşılan dokümanların hazırlanması, ortaya çıkarılmasıyla uğraşan kişiler elbette var. Bu paylaşımlar, çalışmalar kişilerin hissettikleri sorumluluk duygularından kaynaklı ve bir nevi yapıldığında kişisel tatmin sağlayan olgular. Ama görüyoruz ki yetmiyor.

Çevremizdeki insanlar, ne zaman gündelik yaşamlarındaki sorunlardan biraz uzaklaşmak, kafalarını dinlemek istese, Türkiyemizin güzide yazlık mekanlarına ya da yurtdışındaki belli başlı tatil yerlerine akın ediyor. Oralarda eğleniyor, içkiyor, dans ediyor, kurtlarını döküyor, günde 10 sefer baktığı haberlere bu sefer günde 1 sefer bakıyor.

Paylaşımların içeriklerini sosyal içerikten, kişisel içeriğe çeviriyor. Bugün şu plajdayım, akşam gecekulübündeyim, yarın denizdeyim. Mobil paylaşım bitmiyor sadece sıklığı ve içeriği değişiyor.

Ne yapmamız gerekiyor?

Bir kaç sene tatillerimizden feragat etsek fayda eder mi acaba diye düşünüyorum. Sosyal ağlar ile bugüne kadar tanıdığım bir şekilde yollarımızın kesiştiği sonra ayrıldığı ancak benzer kafa yapısına sahip çoğu insanı bulduk. Şimdi sadece akşam yemeklerinde ya da güneş altında plajda, akşam içkileri yudumlarken değilde, bir otobüs doldurup Türkiye’nin kıyısında köşesinde kalmış köylerini, kasabalarını ziyaret etmeye ne dersiniz?

Bavullara sadece ilgi çekici yeni alınmış önceden sahip olunan kıyafetleri tıkıştırmak yerine, kitap, dergi, söylem, nutuk doldursanız. Bunları ziyaret edilen kitap girmemiş köylerde akşamları halka okusanız, çocuklarla sohbetler edip bakış açılarını görmeye çalışsanız, kısacası hepimiz bu ülkenin tüm insanları birbirimizin dilinden anladığını aynı ortamda bulunup konuşarak birbirimize göstersek.

Malesef ki bir çuval kömüre muhtaç insanlara mücadeleyi beraber mücadeleyi, eğitimi, öğretimi, bu kavramların ne kadar önemli olduğunu anlatsak, anlamasalar bile bir gece kendi kendilerine düşünebilmelerini sağlasak? çok mu ütopik?

Onlar gelemiyorlar imkanları yok o zaman biz gideriz diyerek bir oluşum ortaya çıkarsak, o zaman neler kaybederiz? Neler kazanırız?

Bir kaç örnek 🙂 kızmayın ama, örneğin Alaçatı’da kafasına iphoneunu yapıştıran kişileri bir yaz göremeyeceksiniz, bir yaz kuaföre gidemeyeceksin, bir yaz özel plaj kulüplerine gitmeyeceksiniz haliyle kartta yükletmeyeceksiniz, uzar gider..

Bir yaz seferi olup o köy senin bu köy benim dolaşacağız, ayakkabılarımızı eskiteceğiz, ter kokacağız, amele yanığı olacağız, belki çadırlarda belki otobüste uyuklayacağız. Ama diyalog kuracağız. Bence böyle yaparsak birşeyler değişebilir, birşeyler değişmeli, ve değişir.

Yazdığımı baştan okumadan yayınlıyorum, demek istediğim anlaşılacaktır eminim ki, lütfen yorum yazmaktan çekinmeyin.

Join the Conversation

2 Comments

  1. Çok güzel bir yazı olmuş … Eline sağlık … Öncelikle çalışmayı, araştırma yapmayı ve bir araya gelmeyi hatırlamalıyız sanırım …

  2. Saolasın Erdemim.

    Haklısın bir önce biraraya gelmeliyiz, iletişimin en verimlisi elbette yüzyüze olanı, gündelik koşuşturmaların içerisinde gerisi bazen gözden kaçıyor, unutuluyor. En azından kararlı olmamız lazım, bir saat, tarih belirleyelip Skype’dan video konferans yapmalıyız. En iyi çözüm şimdilik bu sanki, ayda bir, iki seferde olsa birer saat ayırmalıyız.

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.